Bu başlık Basilisk isimli animenin muhteşem girişinin son cümlesidir. Animenin ilk bölümünde; biri yere, biri göğe hükmeden 2 yırtıcı hayvan birbirlerini görür. Kartal, yılana doğru pike yaparken, yılan da çevik bir şekilde hareket eder ve kartal pençelerini yılanın gövdesine saplarken, aynı anda yılan da dişlerini kartalın boynuna geçirir. Bu sırada ezeli düşman Kouga ve İga klanları arasından 10’ar ninjanın ölümüne savaşmasını konu alacak ve merkezine düşman klanlardan Oboro ve Gennosuke‘nin ümitsiz aşkını koyacak olan animenin anlatıcısı bize bu repliği söyleyecek: “Sevenler ölecek”. Sonra da Basilisk’in süper gaz giriş şarkısı (Onmyouza- Kouga Ninpouchou) fonda patlayarak başlayacak… Anime kültürüne yakın kişilerin bildiği ve takdir ettiği bir animedir Basilisk…

Anime bugün Türkiye’de son senede MTV’nin de katkısı ile tanınmaya ve takip edilmeye devam etse de, hala çizgi film ile animeyi ayırt edemeyen, animasyona kısaca anime dendiğini düşünen ve “Shrek”’in de en sevilen “anime” olduğunu düşünen, anime kelimesine aşina ancak konseptine uzak, kazanılmaya yatkın bir kesim de yok değil…

Animeyi sevmek için çok az da Japon kültürüyle ilgili olmak, bazı olaylara verdikleri farklı tepkileri değişik nidaları içselleştirecek kadar geleneklerini bilmek gerekiyor. Orjinal dilde izlenen animeler yeni başlayanlar için gülünç kelime öbekleri ve bağrışlarla dolu gibi gözükse de bir yerden sonra bunlar insanı rahatsız etmeden, en doğal ve en doğru dilde yapılmış hissi yaratıyor. Hatta aynı animeyi ingilizce seslendirmeyle izlemeyi içiniz kaldırmaz oluyor. Animelerin orjinal halini arar oluyorsunuz. Animeyi seven ve takip eden müdavimlerinin (Otaku) tükenmeyen başka bir kaynakları daha bulunuyor: Mangalar… Manga, yani doğunun çizgi romanları, Japonya’da kitap endüstrisinin büyük bir kısmını oluştururken, japon endüstrisine de ciddi kazançlar getiren eğlenceli bir kaynak. Ve Anime’den farklı olarak bakılması gereken bir konu. Burada bahsinin geçmesinin nedeni birçok animenin kaynağı olmasıdır. Tutulan mangaların kaderi biraz değiştirilerek ve hafif sansürlenerek kitlesine anime şeklinde kavuşmaktır. Okul zamanlarında nefes almadan izlediğimiz ve TRT1, bir dönem ATV, BRT’de gösterilen Sailormoon, Dragonball, Oskar ve Georgia aslında zamanında mangaları çok tutulmuş animelerdir.

Yaş grubuna göre ve içeriğine göre animeler ve mangalar çok çeşit olabiliyor. Bunun için hangi türü izlediğimizden emin olmak gerekiyor. Örneğin genç kızlar için uygun görülen ve liseli aşkları anlatan animeler Shoujo olarak adlandırılıyor. Tamamen erkek manga okuyucular tarafından izlenen kanlı sahneleriyle iyi-kötü savaşını anlatan türe Shounen, robotlar ve onları kullanan pilotları konu alan ve akla gelen en ilkel hali Voltran olan türe Mecha, manganın “Made in Korea” olan şekline Manwha, kızlar için olan Shoujo mangalarına edepsizlik unsuru eklenmiş türüne Ecchi, tamamiyle cinsellik üzerine kurgulu ve 18 yaş sınırı olan türe ise Hentai denir.

<

Sonuç olarak türden bağımsız olmak kaydıyla, kendini anime kültürüne adamaya kararlı bir Otaku adayının mutlaka izlemesi gereken animelerin ilk 10 sırasında şunlar yer alır:

  1. Sumarai Champloo
  2. Hellsing
  3. Ergo Proxy
  4. Basilisk
  5. Princess Mononoke
  6. Spirited Away
  7. Cowboy Bebop
  8. Vampire Hunter D
  9. Witch Hunter Robin
  10. Grave of the Fireflies
  11. Wolf’s Rain
  12. Elfen Lied / giriş jeneriği latincedir: ve son derece hoş bir melodidir: lilium
  13. Howl’s Moving Castle
  14. The Girl Who Leapt Through Space
  15. Rurouni Kenshin
  16. Tokyo Godfathers
  17. Claymore

10 tane olmadı… Olamıyor, anime çılgınlığı dur durak bilmiyor, sevilen animeleri sıralayıp, sınırı 10’da çekilemiyor.

İşte bu birbirinden muhteşem animeyi içeren listeyi bitiren bir aday bundan sonra izleyeceyi animeler için beğeni çıtasını hayli yükseltmiş, maalesef ki sonrakilerden alacağı keyfi azaltmış ancak Otaku olmaya bir adım daha yaklaşmıştır.

İyi seyirler…