Formula 1 tarihinde yarışan en genç sürücü (antrenmanlarda), en genç yarış liderliği yapan, en genç puan alan, en genç pole pozisyon sahibi ve en genç Büyük Ödül (Grand Prix) kazanan sürücü. Bu arada Vettel’in en genç ve en hızlı ceza alan sürücü olma özelliğini de rekorları arasına eklesek mi bilemiyorum (kariyerinin 9. saniyesinde pitte hız yaptığı için ceza aldı).

Monza’da önce en genç pole pozisyon sahibi ünvanını kazanarak tüm dikkatleri üzerine çeken Vettel, ertesi gün yapılan yarışta, Toro Rosso gibi hiçbir iddiası bulunmayan aracıyla İtalya Büyük Ödülü’nün galibi olarak inanılmazı başardı. Vettel’in yarış sonrası sözleri, kısıtlı imkânlarına rağmen alınan başarıyı özetliyordu:

BMW veya McLaren yahut Ferrari ile kıyaslandığında, fabrikamızda onlarla boy ölçüşebilecek güce sahip değiliz. Faenza’da sadece 160 kişi çalışıyor. Onlar da artık bu çok özel duyguları yaşayabilirler. Ben de onlardan biriyim. Biz bir takımız. Çok mutluyum.

Kariyeri:

3 Temmuz 1987 doğumlu Alman sürücü Sebastian Vettel, kariyerine karting şampiyonluklarıyla başladı. Asıl çıkışını 2004 yılında 20 yarışın 18’ini kazanarak şampiyon olduğu Formula BMW ile yaptı. Lewis Hamilton’ın gölgesinde geçen Formula 3 serisinden sonra, Formula 1’de ilk olarak 2006 Türkiye Büyük Ödülü’nde boy gösterdi. Vettel, BMW Sauber’in test pilotu (3. pilot) olarak Cuma antrenmanlarında yer aldı ve en hızlı tur zamanını attı.

Vettel’in ilk yarışı, kaza yapan Kubica’nın yerine katıldığı 2007 Amerika Büyük Ödülü’dür. 7. sıradan başladığı yarışı 8. bitirerek puan alan en genç pilot unvanını kazandı. 2007 sezonunun sonuna doğru, makul bütçeli Toro Rosso’ya geçen Vettel, geçtiğimiz hafta Toro Rosso’suyla tarihe adını yazdırmayı başardı.

Vettel Formula 1′e Yeni Bir Heyecan Katar mı?

Vettel’in bu başarısı tüm Formula 1 camiasını heyecanlandırdı. Son yıllarda Formula 1 giderek sıradanlaştı. Araçların çok teknolojik, hızlı ve hassas olması; yakın takip hatta ufak temasların pek mümkün olmaması, sürüş yeteneğinden çok aracın teknik niteliklerin önem kazanması; geçişlerin çoğunlukla pit stoplarda yapılması izleyenleri yarış zevkinden mahrum bırakıyor. Bu durumda sadece yağmur altında yapılan yarışlar; araçlar arasındaki uçurumların kapanması, kazaların ve sürprizlerin sıkça olması nedeniyle izlenmeye değer oluyor. Tüm bunların ötesinde, Formula 1’i sevdirecek, izlettirecek bir efsanenin olması gerekir. Schumacher’in ayrılmasıyla yeri asla dolmayacak bir boşluk oluştu. Daha önceleri Senna, Prost, N. Piquet, Mansell, G. Villeneuve, Lauda, Nill gibi efsane pilotlar en unutulmaz yarışlara imza atarak Formula 1’in popülaritesini arttırmışlardı. Günümüzdeki pilotlar, Hamilton, Alonso, Raikonnen dahil, çok büyük pilot olsalar bile, hatta pek çok kez şampiyonluk kazansalar dahi asla bir Schumi, Senna, Prost olamayacaklar. Peki, Vettel efsane pilotlar arasına girip Formula 1’le özdeşleşecek bir pilot olabilir mi? Bir yarışa göre bunu değerlendirmek zor ama şimdiden umut verici bir performansa sahip. Yolu açık olsun!