Sinemaya gitmek çok normal bir aktivite, sonra daha sınırlı müdavimi olsa da bir bale gösterisi mesela… 3.Dünya Savaşı ha çıktı ha çıkacak derken silah çok basit bir makine… Hafta sonu spor karşılaşmaları izleyerek geçirdim sanki tüm takımlar ezelden beri varlar. Peki, çevrenizde gördüğünüz birçok nesnenin, yaptığınız birçok aktivitenin “ilk” ini hiç merak ettiniz mi? işte size –büyük ihtimalle oturup araştırmanın aklınıza gelmeyeceği ilkler listesi…

 

• Sinema salonlarının ilki, 26 Haziran 1896 günü, ABD’nin New Orleans kentinde Wiiliam T.Rock tarafından açıldı. Vitascope Hall adlı bu salonun 400 koltuğu vardı. Giriş ücreti 10 sentti. Makine dairesine girip Edison marka oynatıcıyı görmek isteyenlerden, ayrıca bir 10 sent daha alınıyordu.

 • Ünlü İtalyan balerin Marie Taglioni, La Sylphide adlı balede parmaklarının ucunda dans ederek, bu tekniği kullanan ilk balerin oldu.

 • Yolcu taşıyan ilk asansör, 1743 yılında Versailles Sarayı’nda, Kral XV. Louis’nin özel dairesine monte edildi. Kral, ikinci katta metresi Bayan Chateauroux için bir daire hazırlatmıştı. Kendi dairesi ise bir alt kattaydı. Canı istediğinde kolayca ve çabuk biçimde bir üst kata çıkabilmek için bu asansör projesini gerçekleştirdi.

• Bugün bildiğimiz biçimde yarışa çömelerek başlayan ilk atletin, ABD’li yüz yard (91.5 metre) şampiyonu, Yale Üniversitesi öğrencisi Charles Sherrill olduğu söylenir. Sherrill, 1888 yılında, antrenörü Mike Murphy’nin önerisi üzerine, kısa mesafeli yarışlara bu şekilde başladı. Bir başka iddiaya göre ise, Yeni Zelandalı atlet Bobby MacDonald, daha 1884 yılında İskoçya’da yapılan atletizm yarışmalarında bu yöntemi uygulamıştı.

• Türkiye’de ilk hakemlik, atletizm dalında başladı. Spor hakemliğinin kurucusu da, “ilk Atletizm Federasyonu Başkanı” olan Burhan Felek’tir.